• DOLAR
    5,3343
    % 0,27
  • EURO
    6,0986
    % 0,31
  • ALTIN
    209,5348
    % 0,71
  • BIST
    93.616,45
    % 0,34
TÜRKİYE’DEKİ OKULLARDA BULUNAN KÜFÜRLER VE HARAMLAR -3

TÜRKİYE’DEKİ OKULLARDA BULUNAN KÜFÜRLER VE HARAMLAR -3

TÜRKİYE’DEKİ OKULLARDA BULUNAN KÜFÜRLER VE HARAMLAR -3

 

İslam Devletinin resmi yayın organlarından biri olan El-Hayat Medya tarafından Safer 1437 tarihinde, Kostantiniyye dergisinde yayımlanan “TÜRKİYE’DEKİ OKULLARDA BULUNAN KÜFÜRLER VE HARAMLAR” isimli makalenin üçüncü kısmını sizlerin okumasına sunuyoruz.

Bu küfür ve şirklerin dışında okullarda müşahede edilen bir kaç haram örneklerini de şöyle izah edebiliriz. Erkek ve kızlar karma eğitim kanunu gereği aynı sınıfta hatta aynı sırada oturtulmaktadır. Özellikle bazı öğretmenler bir kızı iki erkek arasına ya da bir erkeği iki kız arasına zorla oturtturmaktadır. Resulullah s.a.s şöyle buyurdu: “Allah s.v.t şu üç kişiye cenneti haram kılmıştır: sürekli içki içen alkolik, anababasına asi olan nankör ve (namusunu kıskanmayan) deyyus.” [Ahmed bin Hanbel, Hadis No:5372]

Allah’ın haram kıldığı resimleri çizmek için bir ders ayrılmış ve öğrencilere bu derste haram olan resimler çizdirilmektedir. “Peygamber s.a.s, köpek bedelinden, kan alma ücretinden nehyetti. Dövme yapmaktan ve yaptırmaktan, faiz yemekten ve yedirmekten de nehyetti. Resim çizene de lanet etti.” [Buhari, Hadis No:2086] Peygamber s.a.s şöyle buyurdu: “Kıyamet günü Allah katında en şiddetli azaba uğratılacak olan, musavvirler yani resim çizenlerdir.” [Buhari, Hadis No:5950]

Allah’ın haram kıldığı müzikleri yapmak ve şarkıları söylemek için özel bir ders ayırmış ve bu derste haram hatta küfür olan şarkılar söylettirilmekte ve ezberlettirilmektedir. Rasulullah s.a.s şöyle buyurdu; “Ümmetim arasında zinayı, ipeği, şarabı ve çalgı aletlerini helal kabul edecek bir topluluk olacaktır.” [Buhari, Hadis No: 5590]

Bu tağuti okullarda İslami kılık kıyafete dikkat edilmemekte hatta İslami kıyafetler yasaklanmaktadır. Bayan öğrenci ve öğretmenlere, kısa ve mini etek, pantolon, dar elbise gibi İslam’da haram olan elbiseler bu okullarda zorunlu kılınmakta ve özendirilmektedir. Rasulullah s.a.s şöyle buyurdu: “Cehennem halkından iki sınıf var ki onları henüz görmedim: Biri; yanlarında sığır kuyruğuna benzeyen sopalar olan ve bunlarla insanları döven bir topluluk. Diğeri ise; giyindiği halde açık olan (teni gösteren ince elbise giyinen, bedenlerinin bir tarafı tamamen açık olan, vücut hatlarını belli edecek kadar dar elbise giyinen), kırıta kırı ta yürüyen, başkasına sallanarak yürümeyi öğreten başları bir tarafa meyleden develerin hörgücü gibi olan kadınlar. Bu kadınlar cennete giremez ve kokusu şu kadar uzak mesafeden alınabilen cennetin kokusunu dahi koklayamazlar.” [Muslim, Hadis No:2128]

İslam’da olmayan doğum günü, yılbaşı, nevruz, hıdırellez gibi haram veya küfür bayramları bu okullarda kutlattırılmakta ve olması gereken bir şeymiş gibi öğrencilere anlatılmaktadır. Rasulullah s.a.s şöyle buyurdu: “Kim bir kavme (topluluğa) benzemeye çalışırsa o da, onlardandır.” [Ahmed binHanbel, Hadis No:5114]

İslam’da haram olan kız erkek arkadaşlık ilişkilerinin normal bir davranış olduğu bir kızın erkek arkadaşı olabileceği ve hatta olması gerektiği gibi haram olan erkek kadın ilişkileri özendirilmekte ve buna teşvik edilmektedir. Bu okullarda küfür, şirk ve haram buraya aktaramayacağımız kadar çoktur. Biz konunun anlaşılması için bu amellerden bir kaçına örnek olması adına burada zikrettik. Okul okuyan ve bu okullara muttali olanlar bu konudaki küfür ve şirkin ne kadar çok olduğunu bilirler.

İşte İslam dinini tahrif üzerine kurulu bu okullara bir Müslümanın çocuğunu göndermesi asla caiz değildir. Bu okullarda, gerek haram gerekse de şirk ve küfürlere rağmen bu okullara çocuklarını gönderenler bu cürümden nasibini alır. Allah s.v.t şöyle buyurmaktadır: “Oysa Allah size Kitap’ta (Kur’an’da) ‘Allah’ın ayetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir söze geçmedikleri müddetçe, onlarla oturmayın, aksi hâlde siz de onlar gibi olursunuz’ diye hüküm indirmiştir. Şüphesiz Allah, münafıkların ve kâfirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.” [Nisa, 140]

İmam Kurtubi bu ayetin tefsirinde şunları söyler: “Bu ayet, günahkârlardan günah vuku bulduğu esnada uzak durmanın vucubiyetini ifade etmektedir. Çünkü onlardan uzak durmayan, günahlarına rıza gösteriyor demektir. Küfre rıza göstermek küfürdür. Allah’u Teâlâ ‘sizde onlar gibi olursunuz’ buyuruyor. Yani kim masiyet meclisinde oturursa ve yapılanı inkâr etmezse, günahta ortak olur. Masiyeti işlerken yahut konuşurken karşı çıkıp inkâr etmesi lazım.

Eğer inkâr edemiyorsa bu ayetin muhatabı olmaması için o meclisten kalkıp terk etmesi gerekir. Ömer bin Abdulaziz’den şöyle rivayet edilmiştir: Ömer bin Abdulaziz içki içen bir kavmi yakaladı. O’na içlerinden birinin oruçlu olduğu söylendi. O oruçlu olana da cezayı tatbik etti ve şu ayeti okudu: ‘sizde onlar gibi olursunuz’ yani günaha rıza günahtır. Bundan ötürü günah işleyen ile ona razı olanların tümü o günahın cezasıyla helak olana kadar cezalandırılırlar.”

Bu Ayet-i Kerime’den de anlaşıldığı üzere tağuti sistemin okullarına çocuğunu gönderen ve bu okullarda gerçekleşen bu küfür ortamlarına iştirak eden çocuğun velisi bu cürümden nasibini alır. Tekfirin engellerinden herhangi bir engeli olmayan bir veli bu sebepten küfre girer. Allah müminleri muhafaza etsin.

Hâlbuki Allah’ın s.v.t bize emanet olarak bıraktığı çocukları onun istediği şekilde eğitmek üzerimize vaciptir. Allah c.c onu bize emanet olarak vermiş ve buluğ çağına erene kadar onunla ilgili her türlü sorumluluk bize aittir. Nitekim Allah Resulü sas şöyle buyurmaktadır: ”Her doğan çocuk muhakkak fıtrat üzere doğar. Sonra annesiyle babası onu ya Yahudi Hıristiyan ya da Mecusi yaparlar. Nasıl ki; kusursuz doğan her hayvan yavrusu, organları tam olarak doğar. Siz hiç o yavrunun burnunda, kulağında eksik, kesik bir şey hisseder misiniz?”(Buhari, Hadis No:1358, Muslim Hadis No:2658. ) 

Emanet olarak verilen bu çocukların ilk doğdukları gibi İslam fıtratı üzerine eğitmek her velinin üzerine farzdır. Aynı şekilde Nebi s.a.s şöyle buyurmaktadır: “Hepiniz çobansınız; maiyyetinizde bulunanlardan sorumlusunuz. İş başındakiler de çobandır, memurlarından sorumludur. Erkek, aile fertlerinin çobanıdır ve onlardan sorumludur. Kadın da kocasının evinde bir çobandır ve eli altındakilerden sorumludur. Hizmetçi çobandır, o da efendisinin malından sorumludur.” (Buhari, Hadis No:893.)

Allah s.v.t bizleri çoban kılmış ve bizlerin sorumluluğuna bazılarını vermiştir. İşte onlardan birisi ve en önemlisi de çocuklarımızdır. Onları kâfirlere teslim edip küfrün önderi olarak yetiştirilmesine asla göz yumamayız. Bize vacip olan çocuklarımızı tevhidin okullarında İslam’ın bir önderi olarak yetiştirmektir. Çocuklarımızı küfrün ve kâfirlerin bir neferi olmasına müsaade etmeyelim. Onların zihinleri ve bedenlerinde kâfirlerin oynayıp fıtratlarını bozmalarına fırsat vermeyelim. Tevhidin okullarında dinini çok iyi tanıyan, küfür ve şirkten beri olmuş ve tağutların baş düşmanları olarak yetiştirelim. Atatürk’ün sevgisiyle değil; Peygamberimizin s.a.s, Ebubekir’in, Ömer’in, Osman’ın ve Ali’nin r.a sevgisiyle büyütelim. Irkçılık kardeşliğiyle değil, din kardeşliğiyle büyütelim.

“Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi kabul et. Çünkü sen, tövbeleri çok kabul edensin, çok merhametli olansın.” [Bakara, 128]

“İbrahim, bunu kendi oğullarına da vasiyet etti, Yakub da öyle: ‘Oğullarım! Allah, sizin için bu dini (İslâm’ı) seçti. Siz de ancak Müslümanlar olarak ölün’ dedi.” [Bakara, 132]

Allah’a hamd olsun ki; bugün nesillerimizi tevhid üzere zihinlerine şirk ve küfür bulaştırmadan yetiştirme fırsatımız vardır. Çünkü Allah s.v.t müminlere rahmet edip onlara İslam devletini bahşetti. Bütünüyle İslam şeriatiyle yönetilen İslam devletinde yeni nesiller Kur’an ve Sünnet çizgisinde eğitilmektedirler. Zihinler küfür, şirk ve haramların pisliğine bulaşmadan tertemiz bir şekilde eğitilmektedir. İslami ilimlerden fenni ilimlere kadar tüm alanlarda tevhid nesli yetişmektedir. Allah’ın izniyle çok kısa bir zaman sonra bunlar meyve vermeye başlayacak şirkin ve küfrün pisliğinden arındırılmış ve tağutların baskısı olmadan özgürce düşünen hilafetin nesilleri yetişecektir.Bütün bunları bildiği halde bir Müslümanın küfür diyarında kalması akıl karı değildir. Gerçekten iman etmiş biri buna asla razı olamaz. Tevhidi eğitim kurumları, haramlardan uzak ve hilafet gölgesinde bir yaşam varken, küfür ve şirk bataklığında bocalanılan ve haramların hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiş bir hayatı hangi mü’min tercih eder. Kendilerini ve nesillerini tağutların tuğyanından muhafaza edemeyen bir Müslüman bu zilleti kabul edemez. Çünkü mü’min izzetlidir. İzzet sahibi olan onun Rabbidir. Zilleti asla kabul edemez.

“Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinenler, onların yanında izzet (güç ve şeref) mi arıyorlar? Bilsinler ki bütün izzet yalnızca Allah’a aittir.” [Nisa, 139]

“Hâlbuki izzet, ancak Allah’ın, Peygamberinin ve mü’minlerindir. Fakat münafıklar (bunu) bilmezler.” [Münafikun, 8]

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM